"glazer" in Turkish
Definition
Pencerelere, kapılara veya diğer yapılara cam takan kişiye denir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle inşaatta bir meslek olarak kullanılır; seramik veya pastacılık alanındaki glazer ile karıştırılmamalı.
Examples
The glazer fixed the broken window in our living room.
Salonumuzdaki kırık camı **camcı** tamir etti.
A glazer needs special tools to cut glass safely.
Bir **camcının** camı güvenli bir şekilde kesmek için özel aletlere ihtiyacı vardır.
My uncle works as a glazer in a construction company.
Amcam bir inşaat şirketinde **camcı** olarak çalışıyor.
We had to wait a week for the glazer to replace all the old glass in the house.
Evdeki tüm eski camları değiştirsin diye **camcıyı** bir hafta bekledik.
If you break a window at school, the glazer usually comes in the next day to fix it.
Okulda camı kırarsan, ertesi gün genellikle **camcı** gelip tamir eder.
The new office building hired a top-notch glazer to install the fancy glass walls.
Yeni ofis binasında şık cam duvarları monte etmek için birinci sınıf bir **camcı** işe alındı.