"glaucoma" in Turkish
Definition
Göz içi basıncının artmasıyla optik sinirin zarar görmesine ve tedavi edilmediğinde görme kaybına yol açabilen bir hastalıktır.
Usage Notes (Turkish)
‘Glokom’ yalnızca tıbbi ve göz sağlığı bağlamında geçer. Sayı ile kullanılmaz—'glokoma yakalanmak', 'glokom riski', 'glokom tedavisi' gibi ifadeler yaygındır. Katarakt ya da genel görme kaybı ile karıştırmayın.
Examples
My grandmother was diagnosed with glaucoma last year.
Geçen yıl büyükanneme **glokom** teşhisi kondu.
Glaucoma can cause permanent vision loss if untreated.
Tedavi edilmezse **glokom** kalıcı görme kaybına yol açabilir.
Regular eye exams help catch glaucoma early.
Düzenli göz muayeneleri **glokom**un erken tespitine yardımcı olur.
He didn’t even notice the symptoms until his doctor mentioned glaucoma.
Doktor **glokom** demeden önce o, belirtilerin farkında bile değildi.
My aunt uses special eye drops every day to manage her glaucoma.
Teyzem, **glokom**unu kontrol altında tutmak için her gün özel göz damlası kullanıyor.
If you have a family history of glaucoma, you should get checked regularly.
Ailenizde **glokom** öyküsü varsa düzenli olarak kontrol olmalısınız.