"glamorizing" in Turkish
Definition
Bir şeyi olduğundan daha cazip ve heyecan verici göstermek, genellikle olumsuz yönleri göz ardı ederek.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle eleştirel anlamda, özellikle filmler ve medya olumsuz yanları gizlediğinde kullanılır. 'glamorizing violence', 'glamorizing drug use' gibi kalıplarda geçer. Gerçek olumlu durumlar için kullanılmaz.
Examples
The movie was accused of glamorizing crime.
Film, suçu **gözünde büyütmekle** suçlandı.
He is glamorizing life in the city.
Şehirdeki hayatı **gözünde büyütüyor**.
Some songs are criticized for glamorizing drug use.
Bazı şarkılar, uyuşturucu kullanımını **olduğundan cazip göstermek** nedeniyle eleştiriliyor.
By glamorizing their lifestyle, the influencers hide the real challenges they face.
Yaşam tarzlarını **olduğundan cazip göstererek**, influencerlar karşılaştıkları gerçek zorlukları gizliyor.
He keeps glamorizing working late, but it's actually very stressful.
Geç saatlere kadar çalışmayı sürekli **gözünde büyütüyor**, ama aslında çok stresli.
There’s a difference between telling a story and glamorizing bad behavior.
Bir hikaye anlatmakla kötü davranışı **gözünde büyütmek** arasında fark vardır.