"give way" in Turkish
Definition
Birinin ya da bir şeyin geçmesine izin vermek, yol vermek veya baskı altında çökmek. Trafikte, tartışmalarda veya bir şeyin kırıldığı durumlarda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Trafikte 'give way' tabela ile sık görülür. Tartışmalarda geri adım atmak veya bir şeyin baskıda kırılması anlamında da kullanılır. 'Give up' ile karıştırmayın; o pes etmek demektir.
Examples
You must give way to pedestrians at the crosswalk.
Yaya geçidinde yayalara **yol vermelisiniz**.
The old bridge finally gave way after the heavy rain.
Şiddetli yağmurdan sonra eski köprü sonunda **çöktü**.
He refused to give way during the argument.
Tartışmada **geri adım atmadı**.
If you see a 'give way' sign, slow down and let other cars go first.
'Yol ver' tabelası görürseniz yavaşlayıp diğer araçların önce geçmesine izin verin.
Under pressure, even the strongest will sometimes give way.
Baskı altında en güçlüsü bile bazen **çöker**.
The door looked sturdy, but with enough force it could give way.
Kapı sağlam görünüyordu ama yeterli kuvvetle **çökebilirdi**.