"give way to" in Turkish
Definition
Bir şeyin başka bir şeye yerini bırakması ya da yeni bir gelişmeye imkân tanıması anlamında kullanılır. Genellikle bir sürecin sonunda eski olanın yerini yenisinin alması durumlarında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'give way to pressure', 'baskıya boyun eğmek' anlamına gelir. Genellikle resmi ve bir şeyin yerini başka bir şeyin almasıyla ilgili ifadelerde kullanılır. Sadece 'vermek' ya da 'pes etmek' ile aynı değildir.
Examples
Old traditions sometimes give way to new habits.
Eski gelenekler bazen yeni alışkanlıklara **yerini bırakır**.
The loud music finally gave way to silence.
Yüksek müzik sonunda **sessizliğe yerini bıraktı**.
Her anger gave way to tears.
Öfkesi **gözyaşlarına yerini bıraktı**.
After hours of arguing, his stubbornness finally gave way to reason.
Saatler süren tartışmadan sonra, inadı sonunda **mantığa yerini bıraktı**.
Excitement quickly gave way to disappointment when the event was canceled.
Etkinlik iptal edilince heyecan hızla **hayal kırıklığına yerini bıraktı**.
In the city, small shops often give way to big supermarkets over time.
Şehirde küçük dükkanlar zamanla sık sık büyük süpermarketlere **yerini bırakır**.