"give rise to" in Turkish
Definition
Bir şeyin olmasına veya ortaya çıkmasına sebep olmak; bir sonucun oluşmasını sağlamak.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok yazılı veya resmi bağlamda, neden-sonuç ilişkisi, özellikle soyut veya dolaylı sonuçlar için kullanılır. Fiziksel bir şeyi yapmak için kullanılmaz.
Examples
The storm gave rise to many floods in the area.
Fırtına bölgede birçok sele **neden oldu**.
His actions gave rise to many questions.
Onun davranışları birçok soruya **neden oldu**.
Pollution can give rise to health problems.
Kirlilik sağlık problemlerine **neden olabilir**.
This new law could give rise to unexpected consequences.
Bu yeni yasa beklenmedik sonuçlara **neden olabilir**.
Sometimes small misunderstandings give rise to big arguments.
Bazen küçük yanlış anlamalar büyük tartışmalara **neden olur**.
Rapid changes in technology often give rise to new business opportunities.
Teknolojideki hızlı değişiklikler sık sık yeni iş fırsatlarına **neden olur**.