아무 단어나 입력하세요!

"gilded" in Turkish

yaldızlı

Definition

İnce bir altın tabakasıyla kaplanmış veya altın gibi görünen. Dışarıdan zengin ve gösterişli görünüp aslında daha az değerli veya dürüst olan şeyleri de tanımlar.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle edebi veya resmi bağlamda kullanılır. 'gilded cage' dışı güzel içi kısıtlayıcı, 'Gilded Age' ABD tarihi dönemidir. 'golden' ise gerçek altın anlamında kullanılır.

Examples

The picture frame was gilded to make it look expensive.

Tablo çerçevesi pahalı görünsün diye **yaldızlı** yapılmıştı.

She wore a gilded necklace at the party.

Partide **yaldızlı** bir kolye taktı.

The palace had gilded ceilings and beautiful walls.

Sarayın **yaldızlı** tavanları ve güzel duvarları vardı.

The city's new mall is all shiny and gilded, but the shops are mostly empty inside.

Şehrin yeni alışveriş merkezi tamamen parlak ve **yaldızlı**, ama mağazaların çoğu içeride boş.

He lived in a gilded cage, with wealth but no real freedom.

O, zengin ama özgürlüğü olmayan **yaldızlı** bir kafeste yaşıyordu.

It looked like a gilded invitation, but it was just printed with gold ink.

Bu, **yaldızlı** bir davetiye gibi görünüyordu ama aslında sadece altın renginde baskılıydı.