"get the ball rolling" in Turkish
Definition
Bir süreci, projeyi veya faaliyeti başlatmak; ilk adımı atarak devamını sağlamak.
Usage Notes (Turkish)
Gayriresmî ve samimi ortamlarda kullanılır. Topla ilgili fiziksel bir faaliyeti ifade etmez; konuşma veya takım çalışmasını başlatırken tercih edilir.
Examples
Let's get the ball rolling on this project.
Bu projeyi **başlatalım**.
Who wants to get the ball rolling?
Kim **başlatmak** ister?
I'll get the ball rolling by sharing my idea.
İlk adımı atıp fikrimi **paylaşayım**.
Sometimes you just need someone to get the ball rolling in a meeting.
Bazen bir toplantıda birinin **süreci başlatması** gerekir.
If no one wants to speak, I'll get the ball rolling.
Kimse konuşmak istemezse, ben **başlatırım**.
We need fresh ideas, so let's get the ball rolling and brainstorm together.
Taze fikirlere ihtiyacımız var, bu yüzden birlikte **başlatalım** ve beyin fırtınası yapalım.