아무 단어나 입력하세요!

"get out while the getting's good" in Turkish

işler kötüleşmeden çıkmakfırsat varken çıkmak

Definition

Bir şey zorlaşmadan veya riskli hale gelmeden önce ayrılmak ya da bırakmak. Şu an işler iyiyken, yakın zamanda kötüleşebilir anlamında kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Samimi ve deyimsel bir ifadedir. Genellikle tavsiye olarak ya da esprili şekilde söylenir. 'Kazandığın yerde bırak' anlamına benzer. Sadece fiziksel tehlike değil; iş, yatırım, ilişki gibi durumlara da uygundur.

Examples

We should get out while the getting's good before the company starts losing money.

Şirket zarar etmeye başlamadan önce **işler kötüleşmeden çıkmak** gerekiyor.

They decided to get out while the getting's good and sold their house quickly.

Onlar **fırsat varken çıkmak** diyerek evlerini hemen sattı.

If you want to avoid trouble, get out while the getting's good.

Sorunlardan kaçınmak istiyorsan, **işler kötüleşmeden çıkmak**.

"Honestly, I think we should get out while the getting's good—things are about to change around here."

"Açıkça söyleyeyim, bence **işler kötüleşmeden çıkmak** lazım—burada işler yakında değişecek."

You know what they say: get out while the getting's good.

Ne derler bilirsin: **işler kötüleşmeden çıkmak**.

With the market changing so fast, it's smart to get out while the getting's good.

Piyasa bu kadar hızlı değişirken, **işler kötüleşmeden çıkmak** akıllıca.