"garrison" in Turkish
Definition
Belirli bir yeri korumak ve orada bulunan asker grubu ya da onların konuşlandığı bina.
Usage Notes (Turkish)
Askeri ve resmi bir terimdir; genellikle tarihsel ya da savunma bağlamlarında kullanılır. Hem asker grubunu hem de yerleşimlerini tanımlar.
Examples
The city has a large garrison to protect it.
Şehri korumak için büyük bir **garnizon**u var.
The soldiers returned to their garrison after patrol.
Askerler devriye sonrası **garnizon**larına döndüler.
A small garrison guards the old fort.
Küçük bir **garnizon** eski kaleyi koruyor.
During the war, the local garrison was always on alert for attacks.
Savaş sırasında, yerel **garnizon** sürekli saldırılara karşı tetikteydi.
The castle has served as a garrison for hundreds of years.
Kale yüzlerce yıldır **garnizon** olarak kullanıldı.
They decided to garrison more troops in the border town due to rising tensions.
Gerginliğin artması nedeniyle sınır kasabasına daha fazla asker **garnizon** etmeye karar verdiler.