아무 단어나 입력하세요!

"furrows" in Turkish

izkırışıklık (derin)

Definition

Toprakta sürülen uzun ve dar oyuklar ya da yüzde özellikle alında oluşan derin kırışıklıklar.

Usage Notes (Turkish)

Tarladaki izler için teknik olarak, yüzdeki derin çizgiler veya buruşukluklar tarif ederken daha edebi kullanılır. Yüzdeki hafif çizgiler için kullanılmaz.

Examples

The field was covered in straight furrows after the farmer plowed it.

Çiftçi tarlayı sürdükten sonra tarla düz **izlerle** kaplanmıştı.

Deep furrows formed on her forehead when she frowned.

Kaşlarını çattığında alnında derin **kırışıklıklar** oluştu.

The gardener planted seeds carefully into the furrows.

Bahçıvan tohumları dikkatlice **izlere** ekti.

Stress left permanent furrows on his face over the years.

Yıllar içinde stres, yüzünde kalıcı **kırışıklıklar** bıraktı.

Rivers have carved deep furrows through the landscape.

Nehirler manzarada derin **izler** açtı.

His hands, rough and calloused, showed the furrows of hard work.

Onun nasırlı elleri sıkı çalışmanın **izlerini** gösteriyordu.