"frowning" in Turkish
Definition
Kaşları bir araya getirip alnı kırıştırmak; genellikle öfke, endişe veya yoğun düşünceyle yapılan bir yüz ifadesi.
Usage Notes (Turkish)
Genelde olumsuz duyguları (şaşkınlık, kaygı, memnuniyetsizlik) anlatır. 'frowning face' ve 'frowning at someone' sık kullanılır; 'scowling'dan daha hafif bir ifadedir. Konsantrasyon anında da olabilir.
Examples
She is frowning because she is confused.
Kafası karışık olduğu için **kaşlarını çatıyor**.
He was frowning at the difficult math problem.
Zor matematik sorusuna bakarken **kaşlarını çatıyordu**.
The baby stopped frowning and started smiling.
Bebek **kaşlarını çatmayı** bırakıp gülümsemeye başladı.
Why are you frowning? Did something happen?
Neden **kaşlarını çatıyorsun**? Bir şey mi oldu?
She sat there frowning, lost in thought.
O orada **kaşlarını çatmış** bir şekilde, dalgın dalgın oturdu.
My teacher was frowning when I walked in late.
Ben geç girince öğretmenim **kaşlarını çatıyordu**.