아무 단어나 입력하세요!

"fringes" in Turkish

püskülkenartaşra

Definition

Püskül, kumaş ya da giysilerin kenarındaki ipten süslerdir; ayrıca bir şeyin dış veya merkezi olmayan kısmıdır. Mecazi olarak, toplum ya da grubun dışında kalanları da anlatır.

Examples

The scarf had pretty fringes at the ends.

Atkının uçlarında güzel **püsküller** vardı.

Some people live on the fringes of the city.

Bazı insanlar şehrin **kenarında** yaşıyor.

The fringes on her dress moved when she danced.

Elbisesindeki **püsküller**, o dans edince hareket etti.

He spent years working with people on the fringes of society.

Yıllarca toplumun **taşrasında** kalan insanlarla çalıştı.

The festival attracts artists from the fringes who don't fit in the mainstream.

Festival, ana akıma uymayan **kenardaki** sanatçıları çeker.

You always find the most interesting stories on the fringes of big events.

Büyük etkinliklerin **kenarında** en ilginç hikayeleri bulursunuz.