"friendless" in Turkish
Definition
Hiç arkadaşı olmayan ya da arkadaşsız olduğu için yalnız hisseden kişi.
Usage Notes (Turkish)
'Friendless' daha çok yazılı ve edebi dilde kullanılır; sadece arkadaşsız değil, yalnız kalmış veya izole anlamı da taşır. Günlük konuşmada pek sık geçmez.
Examples
He felt friendless on his first day at a new school.
Yeni okulundaki ilk gününde kendini tamamen **arkadaşsız** hissetti.
The old man lived a friendless life.
Yaşlı adam **arkadaşsız** bir hayat yaşadı.
She was friendless and lonely after moving to the city.
Şehre taşındıktan sonra **arkadaşsız** ve yalnızdı.
"Sometimes, college can make you feel friendless until you meet the right people," she admitted.
"Bazen, üniversitede doğru insanlarla tanışana kadar kendini **arkadaşsız** hissedebilirsin," dedi.
After the argument, he wandered the park, feeling completely friendless.
Tartışmadan sonra parkta dolaşırken tamamen **arkadaşsız** hissediyordu.
He never expected to feel so friendless in a city full of people.
İnsanlarla dolu bir şehirde bu kadar **arkadaşsız** hissedeceğini hiç düşünmemişti.