"free up" in Turkish
Definition
Daha önce kullanılan alanı, zamanı veya kaynağı boşaltıp, kullanılabilir hale getirmek.
Usage Notes (Turkish)
'Zamanı/alanı/ kaynağı boşaltmak' şeklinde sıkça geçer. Hem günlük hem iş dilinde yaygındır. Bir insan veya hayvanı özgür bırakmak anlamında kullanılmaz.
Examples
Please free up some space on your phone.
Lütfen telefonunuzda biraz yer **boşaltın**.
We need to free up more time for study.
Daha fazla ders çalışmak için zaman **boşaltmamız** gerekiyor.
He sold his old car to free up some cash.
Biraz nakit **boşaltmak** için eski arabasını sattı.
Could you free up your schedule next week for a meeting?
Gelecek hafta bir toplantı için programınızı **boşaltabilir misiniz?**
Cleaning out the garage will free up a lot of room.
Garajı temizlemek çok fazla alan **boşaltır**.
I deleted old emails to free up storage on my laptop.
Dizüstümde depolama **boşaltmak** için eski e-postaları sildim.