"fortifies" in Turkish
Definition
Bir şeyi daha güçlü veya güvenli hale getirmek; hem fiziksel hem de genel anlamda.
Usage Notes (Turkish)
Hem gerçek hem de mecazi anlamda kullanılır. Bilimsel ve teknik metinlerde veya savunmadan söz edilirken yaygın; günlük dilde nadir.
Examples
Milk often fortifies your bones with calcium.
Süt genellikle kemiklerinizi kalsiyumla **güçlendirir**.
The army fortifies the walls to keep enemies out.
Ordu, düşmanları uzak tutmak için duvarları **güçlendirir**.
Vitamin C fortifies the immune system.
C vitamini bağışıklık sisteminizi **güçlendirir**.
Adding more team members really fortifies our chances of winning.
Daha fazla takım üyesi eklemek gerçekten kazanma şansımızı **güçlendirir**.
Drinking lots of water fortifies your body's ability to fight off illness.
Bol su içmek, vücudunuzun hastalıklarla mücadele etme yeteneğini **güçlendirir**.
A good night's sleep fortifies you for a busy day ahead.
İyi bir gece uykusu, yoğun bir gün için sizi **güçlendirir**.