"formless" in Turkish
Definition
Belirli bir şekli veya yapısı olmayan, genellikle belirsiz veya muğlak olan şeyleri tanımlar.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle edebî veya felsefi anlatımlarda kullanılır; somut eşyada değil, 'formless cloud', 'formless fear' gibi soyut ifadelerde tercih edilir. 'şekilsiz' ile benzerdir.
Examples
The strange creature was completely formless.
Garip yaratık tamamen **şekilsiz**di.
The cloud looked formless against the sky.
Bulut, gökyüzüne karşı **biçimsiz** görünüyordu.
His ideas were formless and hard to understand.
Onun fikirleri **sekilsiz**di ve anlaması zordu.
The music was so abstract it felt almost formless.
Müzik o kadar soyuttu ki, neredeyse tamamen **biçimsiz** geliyordu.
Fear can sometimes be a formless thing that’s hard to fight.
Korku bazen savaşması zor olan **şekilsiz** bir şey olabilir.
The painting’s design was deliberately formless to let viewers use their imagination.
Tablonun tasarımı, izleyicilerin hayal güçlerini kullanmaları için bilerek **şekilsiz** bırakılmıştı.