"footed" in Turkish
Definition
Bir şeyin ayağı olduğunu ya da belirli tipte veya sayıda ayağı bulunduğunu anlatır. Bazen birinin bir şeyi ödemesi anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'barefooted', 'three-footed table' gibi bileşiklerde görülür. 'footed the bill' ifadesinde fiil olarak 'ödemek' anlamındadır, tek başına nadiren kullanılır.
Examples
The statue is footed with a wide base.
Heykel geniş tabanlı bir **ayaklı** kaideye yerleştirilmiş.
He footed the ladder to keep it steady.
O, merdiveni sabit tutmak için **ayaklı** olarak destekledi.
Our table is three-footed and very old.
Bizim masa üç **ayaklı** ve çok eski.
She footed the bill for dinner last night.
Dün geceki yemeğin hesabını o **ödedi**.
The goat is sure-footed on the mountain paths.
O keçi dağ yollarında oldukça **sağlam ayaklı**.
That's a heavy-footed runner on the track.
Yarış pistinde o **ağır ayaklı** bir koşucudur.