"fondly" in Turkish
Definition
Birine veya bir şeye sevgi, özlem ya da sıcak duygularla yaklaşmak ya da anmak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle yazılı veya resmî dilde, geçmişi nostaljik şekilde hatırlarken ('fondly anmak' gibi) kullanılır. Güçlü bir tutku değil, sıcak bir özlem ifade eder.
Examples
He spoke fondly about his grandmother.
Büyükannesinden **sevgiyle** bahsetti.
She remembers her childhood fondly.
Çocukluğunu **özlemle** hatırlıyor.
The teacher smiled fondly at the children.
Öğretmen, çocuklara **sevgiyle** gülümsedi.
He always looks back fondly on his university days.
Üniversite yıllarını her zaman **özlemle** anar.
She patted the old dog fondly before leaving the house.
Evin dışına çıkmadan önce yaşlı köpeği **sevgiyle** okşadı.
People often talk fondly about 'the good old days'.
İnsanlar sık sık 'eski güzel günler'den **özlemle** bahseder.