"foist" in Turkish
Definition
Birine istemediği veya talep etmediği bir şeyi genellikle hileyle veya zorla kabul ettirmek.
Usage Notes (Turkish)
'foist' çoğunlukla 'on/upon' edatlarıyla kullanılır, istenmeyen iş, sorumluluk veya değersiz bir şey başkasına zor veya hileyle verildiğinde söylenir.
Examples
He tried to foist his old books on me.
Eski kitaplarını bana **zorla kabul ettirmeye** çalıştı.
Don’t let them foist extra work on you.
Onların sana **ekstra iş zorla kabul ettirmesine** izin verme.
The company foisted an unwanted software update on its users.
Şirket, kullanıcılarına istenmeyen bir yazılım güncellemesini **zorla kabul ettirdi**.
He always tries to foist his opinions on everyone.
Hep kendi fikirlerini herkese **zorla kabul ettirmeye** çalışıyor.
I’m tired of people foisting their responsibilities on me.
İnsanların sorumluluklarını bana **zorla yüklemesinden** bıktım.
Some companies try to foist unnecessary products onto customers.
Bazı şirketler, müşterilere gereksiz ürünleri **zorla kabul ettirmeye** çalışır.