아무 단어나 입력하세요!

"foist" in Turkish

zorla kabul ettirmekbaşkasına yıkmak

Definition

Birine istemediği veya talep etmediği bir şeyi genellikle hileyle veya zorla kabul ettirmek.

Usage Notes (Turkish)

'foist' çoğunlukla 'on/upon' edatlarıyla kullanılır, istenmeyen iş, sorumluluk veya değersiz bir şey başkasına zor veya hileyle verildiğinde söylenir.

Examples

He tried to foist his old books on me.

Eski kitaplarını bana **zorla kabul ettirmeye** çalıştı.

Don’t let them foist extra work on you.

Onların sana **ekstra iş zorla kabul ettirmesine** izin verme.

The company foisted an unwanted software update on its users.

Şirket, kullanıcılarına istenmeyen bir yazılım güncellemesini **zorla kabul ettirdi**.

He always tries to foist his opinions on everyone.

Hep kendi fikirlerini herkese **zorla kabul ettirmeye** çalışıyor.

I’m tired of people foisting their responsibilities on me.

İnsanların sorumluluklarını bana **zorla yüklemesinden** bıktım.

Some companies try to foist unnecessary products onto customers.

Bazı şirketler, müşterilere gereksiz ürünleri **zorla kabul ettirmeye** çalışır.