"fogged" in Turkish
Definition
Bir yüzeyin buhar veya sis nedeniyle bulanıklaşması ya da netliğini kaybetmesi. Aynı zamanda düşüncelerin karışık veya belirsiz olduğu durumu da anlatır.
Usage Notes (Turkish)
Cam, gözlük veya ayna gibi yüzeylerin geçici olarak buharlanması anlamında yaygın. 'fogged up' yüzey tamamen buharlanmışsa kullanılır. Zihinsel bulanıklık için de geçerli.
Examples
My glasses are fogged after coming inside.
İçeri girdikten sonra gözlüklerim **buhar tutmuş**.
The bathroom mirror is fogged from the hot shower.
Sıcak duş sonrası banyo aynası tamamen **buhar tutmuş**.
The camera lens got fogged in the rain.
Yağmurda kamera lensi **buhar tutmuş**.
Sorry, I can't see well—my glasses totally fogged up!
Üzgünüm, iyi göremiyorum—gözlüklerim tamamen **buhar tutmuş**!
After running outside, my car windows quickly fogged up.
Dışarıda koştuktan sonra araba camlarım hızla **buhar tuttu**.
He looked confused, like his thoughts were fogged by stress.
O kafası karışık görünüyordu, sanki düşünceleri stresle **bulanıklaşmış** gibiydi.