"fluoroscope" in Turkish
Definition
Flüoroskop, X-ışınları kullanarak vücut içindeki kemik ya da organların hareketli görüntüsünü gerçek zamanlı olarak gösteren tıbbi bir cihazdır.
Usage Notes (Turkish)
Kelime özellikle tıbbi ve radyoloji alanlarında kullanılır. Flüoroskop, canlı X-ışını görüntüsü sunar; 'mikroskop' veya 'endoskop' ile karıştırmayın.
Examples
The doctor used a fluoroscope to see the patient's bones during the procedure.
Doktor, işlem sırasında hastanın kemiklerini görmek için **flüoroskop** kullandı.
A fluoroscope gives doctors a moving X-ray image of the body.
Bir **flüoroskop**, doktorlara vücudun hareketli bir X-ışını görüntüsünü sağlar.
The hospital bought a new fluoroscope for its radiology department.
Hastane, radyoloji departmanı için yeni bir **flüoroskop** satın aldı.
With the fluoroscope, the surgeon could watch the contrast dye move through the veins in real time.
**Flüoroskop** ile cerrah, damar içindeki kontrast maddenin hareketini anında izleyebildi.
Older models of the fluoroscope looked more like large cabinets than modern machines.
Eski **flüoroskop** modelleri, modern makinelerden ziyade büyük dolaplara benziyordu.
Technicians need special training before they're allowed to operate the fluoroscope safely.
Teknisyenlerin **flüoroskop**u güvenle çalıştırmadan önce özel eğitim alması gerekir.