"flukes" in Turkish
Definition
'Flukes' beklenmedik ve şans eseri olayları ifade eder, ayrıca balina ya da yunusun kuyruk yüzgeçleri veya parazit olan karaciğer kelebeği anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Şans anlamında genelde gayri resmi ve çoğul olarak kullanılır. Biyoloji terimi olarak teknik anlam taşır.
Examples
Winning the lottery was one of those flukes you can never plan for.
Piyangoyu kazanmak, asla planlanamayacak türden bir **şans eseri olay** idi.
Some scientists study the flukes of whales to learn more about how they swim.
Bazı bilim insanları, balinaların **kuyruk yüzgeçlerini** inceleyerek nasıl yüzdüklerini öğreniyor.
Livestock can get sick from eating grass with flukes in it.
Çiftlik hayvanları, içinde **karaciğer kelebeği** olan otları yiyince hastalanabiliyor.
Those goals were real flukes—nobody expected them to happen!
O goller tam anlamıyla birer **şans eseri olaydı**—kimse böyle olmasını beklemiyordu!
He passed the test by a couple of flukes, not because he studied.
Sınavı birkaç **şans eseri olay** sayesinde geçti, çalıştığı için değil.
The diver watched a pair of dolphin flukes disappear under the waves.
Dalgıç, iki yunusun **kuyruk yüzgecinin** dalgaların altına kaybolduğunu izledi.