"flub" in Turkish
Definition
Bir işi olması gerektiğinden kötü yapmak ya da hata yapmak; özellikle küçük ve önemsiz hatalarda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Gayriresmî bir kelime olup; sunum, konuşma veya basit işlerde yapılan küçük hatalar için kullanılır. 'flub a line', 'flub an answer' gibi ifadelerle sıkça geçer. Resmi metinlerde önerilmez.
Examples
He flubbed his lines during the school play.
Okul oyununda repliklerini **berbat etti**.
Don't flub your math test tomorrow!
Yarınki matematik sınavında **berbat etme**!
She flubbed the recipe and the cake didn't rise.
Tarifi **beceremedi**, bu yüzden kek kabarmadı.
I can’t believe I flubbed the interview so badly.
Mülakatı bu kadar **berbat ettiğime** inanamıyorum.
Whenever I'm nervous, I tend to flub my words.
Heyecanlandığımda hep kelimeleri **berbat ediyorum**.
He tried to tell a joke, but totally flubbed the punchline.
Fıkra anlatmaya çalıştı ama esprinin sonunu tamamen **berbat etti**.