"flog" in Turkish
Definition
Birisini ceza olarak defalarca kırbaçla veya sopayla dövmek; İngiliz İngilizcesi’nde ayrıca bir şeyi hızla ya da uğraşarak satmak anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Kamçılamak' resmi ve genellikle eski dönemlere ait cezalandırma için kullanılır. 'Elden çıkarmak' anlamı daha çok İngiliz İngilizcesinde, gayriresmi durumlarda görülür; Amerikan İngilizcesinde bu anlam tercih edilmez.
Examples
The prisoner was flogged as punishment.
Mahkûm ceza olarak **kamçılanmıştı**.
They tried to flog their old bike online.
Eski bisikletlerini internette **elden çıkarmaya** çalıştılar.
In the past, teachers sometimes flogged students.
Geçmişte öğretmenler bazen öğrencilere **kamçı uygularlardı**.
He's trying to flog his old phone, but no one wants it.
Eski telefonunu **elden çıkarmaya çalışıyor**, ama kimse istemiyor.
People used to be flogged for minor crimes centuries ago.
Yüzyıllar önce insanlar, küçük suçlar için bile **kamçılanıyordu**.
I managed to flog my old textbooks at the market last weekend.
Geçen hafta sonu pazarda eski ders kitaplarımı **elden çıkardım**.