"flitty" in Turkish
Definition
Hızlı ve hafif hareket eden veya dikkati sık sık dağılan, yerinde duramayan kişiler ya da şeyler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik konuşmada nadir; daha çok hikaye ve betimleyici yazılarda yer alır. ‘flighty’den farklı olarak fiziksel hareket vurgulanır.
Examples
The flitty butterfly moved from flower to flower.
**Uçuşan** kelebek çiçekten çiçeğe kondu.
She has a flitty mind and finds it hard to focus.
Onun zihni çok **yerinde duramayan**, odaklanmakta zorlanıyor.
The child's flitty movements made him hard to catch.
Çocuğun **uçuşan** hareketleri onu yakalamayı zorlaştırdı.
His flitty attention made every conversation jump topics.
Onun **yerinde duramayan** dikkati, her sohbetin konu değiştirmesine neden oldu.
She had a flitty energy, never really settling down during meetings.
Toplantılar sırasında onun **uçuşan** enerjisiyle hiç yerinde durmadı.
The comedy's flitty pace kept the audience on their toes.
Komedi’nin **uçuşan** temposu izleyicileri tetikte tuttu.