"flexure" in Turkish
Definition
Bir yapıda, boruda veya insan vücudunda oluşan bükülme ya da kıvrılmış kısımdır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle teknik, mühendislik veya tıbbi alanlarda kullanılır; günlük konuşmada nadiren yer alır. 'esneklik' (flexibility) ya da 'kat' (fold) ile karıştırmayın.
Examples
The pipe has a flexure where it bends around the corner.
Boru, köşeyi döndüğü yerde bir **bükülme**ye sahiptir.
Doctors studied the flexure of the patient's colon using an X-ray.
Doktorlar, röntgen ile hastanın kolonundaki **kıvrımı** inceledi.
A flexure can make some bridges stronger by absorbing movement.
Bir **bükülme**, bazı köprülerin hareketi emerek daha dayanıklı olmasına yardımcı olabilir.
You can see a natural flexure in mountain roads as they twist and turn.
Dağ yollarında, kıvrılıp döndükçe doğal bir **kıvrım** görebilirsiniz.
When engineers design buildings, they have to account for every possible flexure caused by wind or earthquakes.
Mühendisler binaları tasarlarken rüzgar veya depremden oluşan her olası **bükülmeyi** hesaba katmak zorundadır.
The flexure in the metal beam showed that it had been under a lot of stress.
Metal kirişteki **bükülme**, onun büyük bir gerilime maruz kaldığını gösterdi.