"flabbergasted" in Turkish
Definition
Büyük bir şaşkınlık ya da şoka uğrayıp adeta konuşamaz hale gelmek. Sıradan bir şaşkınlıktan çok daha yoğundur.
Usage Notes (Turkish)
Çok samimi ve abartılı bir kelime; çoğunlukla hikaye anlatırken veya duygu yoğun olaylarda kullanılır. 'Surprised'dan çok daha güçlüdır, küçük olaylarda kullanılmaz.
Examples
I was flabbergasted when I saw the exam results.
Sınav sonuçlarını görünce **afallamış** kaldım.
She looked flabbergasted at the big surprise.
Büyük sürpriz karşısında **afallamış** görünüyordu.
We were all flabbergasted by the news.
Hepimiz o habere **afallamıştık**.
He was absolutely flabbergasted to win the award.
Ödülü kazanınca tamamen **afallamıştı**.
I was flabbergasted when I found out she could sing so well.
Onun bu kadar güzel şarkı söyleyebildiğini öğrenince **afallamış** kaldım.
Honestly, I'm still flabbergasted by what happened yesterday.
Dürüst olmak gerekirse, dün olanlardan hâlâ **afallamış** durumdayım.