"fibrous" in Turkish
Definition
İçinde lif bulunan veya lif gibi görünen/maddelere benzer olan. Genellikle sert veya telli yapıdaki yiyecek veya maddeleri tanımlamak için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Yiyeceklerde genellikle 'sert/telli' anlamındadır. 'Lif zengini' ile aynı değildir. Tekstil veya biyolojide de kullanılır: 'lifli dokular', 'lifli gıda'.
Examples
Celery is a very fibrous vegetable.
Kereviz çok **lifli** bir sebzedir.
This meat is too fibrous to chew easily.
Bu et çok **lifli**, kolayca çiğnenemiyor.
Pineapple can sometimes feel fibrous when you eat it.
Ananas bazen yerken **lifli** bir yapıda hissedilebilir.
The fabric has a fibrous texture, perfect for making eco-friendly bags.
Bu kumaşın **lifli** dokusu çevre dostu çantalar yapmak için idealdir.
If the chicken is too fibrous, try cooking it longer to make it more tender.
Tavuk çok **lifli** ise, daha uzun pişirerek yumuşatmayı deneyin.
Doctors found fibrous tissue around the injury after the operation.
Doktorlar ameliyattan sonra yarada **lifli** doku buldular.