아무 단어나 입력하세요!

"festering" in Turkish

iltihaplıbüyüyen (duygu veya sorun için)

Definition

Bir yaranın ya da olumsuz bir duygunun zamanla tedavi edilmediği için kötüleşmesi veya şiddetlenmesidir.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok iyileşmeyen yaralar veya çözümsüz bırakılan duygular/sorunlar için kullanılır. Olumsuz, artan bir anlam taşır. Hem gerçek hem de mecaz anlamda kullanılır.

Examples

The festering wound needed to be cleaned by a doctor.

**İltihaplı** yara doktor tarafından temizlenmeliydi.

He felt a festering anger inside him.

İçinde **büyüyen** bir öfke hissediyordu.

A festering problem will not go away on its own.

**Büyüyen** bir sorun kendi kendine ortadan kalkmaz.

After weeks of neglect, the cut was now festering and smelled bad.

Haftalarca ihmalden sonra, kesik artık **iltihaplıydı** ve kötü kokuyordu.

His festering resentment eventually exploded during the meeting.

**Büyüyen** kızgınlığı sonunda toplantıda patladı.

We can't let these complaints keep festering—let's deal with them now.

Bu şikayetlerin **büyümesine** izin veremeyiz—şimdi çözelim.