아무 단어나 입력하세요!

"fend off" in Turkish

savmakpüskürtmek

Definition

İstenmeyen saldırı, eleştiri veya bir problemi kendine zarar vermesini engelleyecek şekilde savuşturmak.

Usage Notes (Turkish)

Günlük basit engeller için değil, ciddi tehditler veya zorluklarda kullanılır. Hem fiziksel saldırılar hem de soyut tehditler (eleştiri gibi) için uygundur.

Examples

He tried to fend off the angry dog with a stick.

O, öfkeli köpeği bir sopayla **savmaya** çalıştı.

The company must fend off competition to survive.

Şirketin hayatta kalabilmesi için rekabeti **savması** gerekiyor.

She had to fend off many questions from reporters.

Muhabirlerin birçok sorusunu **savmak** zorunda kaldı.

He barely managed to fend off the criticism after his mistake went public.

Hatası ortaya çıktıktan sonra eleştirileri **püskürtmeyi** zor da olsa başardı.

She used humor to fend off awkward questions at the dinner table.

Masa yemek sırasında zor soruları esprilerle **savdı**.

You can't just fend off your problems forever—you have to face them eventually.

Sorunlarını sonsuza kadar **savamazsın**—eninde sonunda yüzleşmelisin.