"feeding" in Turkish
Definition
Birine ya da hayvana yiyecek verme işidir. Ayrıca bir makineye düzenli olarak malzeme sağlama anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle hayvanlar veya bebeklerle ilgili: 'baby feeding', 'feeding time', 'feeding tube'. Yetişkinlerde kendi yemek yemesi için 'eating' daha doğal. Teknolojik anlamda makinelerde malzeme beslemesi için kullanılır.
Examples
The nurse is feeding the baby.
Hemşire bebeği **besliyor**.
We are feeding the chickens now.
Şu anda tavukları **besliyoruz**.
Feeding the fish is my job.
**Balıkları beslemek** benim işim.
She spent half the night feeding the baby.
O, gecenin yarısını bebeği **besleyerek** geçirdi.
Can you handle the dog feeding while I'm away?
Ben yokken köpeğin **beslenmesi** ile ilgilenebilir misin?
This machine stops if the paper feeding is too fast.
Bu makineye kağıt **beslemesi** çok hızlı olursa durur.