"fazed" in Turkish
şaşırtmakafallatmakrahatsız etmek
Definition
Birini rahatsız eden, şaşkın veya tedirgin hissettiren bir durum.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle olumsuz şekilde 'not fazed' veya 'unfazed' şeklinde kullanılır. Resmi yazılarda nadiren görülür; 'phase' sözcüğüyle karıştırmayın.
Examples
She wasn't fazed by the loud noise.
Yüksek sese hiç **şaşırmadı**.
He looked a little fazed after the exam.
Sınavdan sonra biraz **şaşırmış** görünüyordu.
The children were not fazed by the storm.
Çocuklar fırtınadan hiç **etkilenmedi**.
He wasn't fazed at all by her criticism.
Onun eleştirisinden hiç **etkilenmedi**.
Most people would be nervous, but she wasn't fazed.
Çoğu insan heyecanlanırdı ama o hiç **şaşırmadı**.
The unexpected question totally fazed him during the interview.
Mülakatta beklenmedik soru onu tamamen **afallattı**.