"famines" in Turkish
Definition
Birçok insanın yeterli yiyecek bulamadığı, yaygın açlık ve ölümlerin yaşandığı dönemlerdir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle tarihsel, resmi veya haber dilinde geçer. Sıradan açlıktan farklı olarak geniş çaplı ve ciddi yiyecek kıtlığını belirtir. 'Ağır kıtlıklar', 'kıtlık tarihi', 'kuraklıktan kaynaklanan kıtlıklar' gibi ifadelerle kullanılır.
Examples
In history, many countries have suffered from famines.
Tarihte birçok ülke **kıtlıklar** yaşamıştır.
Droughts are a common cause of famines.
Kuraklık, **kıtlıklar**ın yaygın bir nedenidir.
Famines can lead to large numbers of deaths.
**Kıtlıklar** çok sayıda ölüme yol açabilir.
Over the centuries, repeated famines have shaped entire societies.
Yüzyıllar boyunca tekrarlanan **kıtlıklar** tüm toplumları şekillendirdi.
Efforts to prevent famines now focus on both aid and sustainable farming.
Günümüzde **kıtlıklar**ı önleme çabaları hem yardıma hem de sürdürülebilir tarıma odaklanıyor.
News reports mentioned several famines in the past decade due to conflict.
Haberlerde son on yılda çatışma nedeniyle birkaç **kıtlık**tan bahsedildi.