"faintly" in Turkish
Definition
Belirgin olmayan, zayıf veya neredeyse hissedilmeyen bir şekilde olan şeyleri anlatır. Genellikle ses, koku, ışık veya duygular için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok ses, koku, ışık veya duygu gibi zor fark edilen şeyler için kullanılır. 'Slightly'den daha zayıf bir algı ifade eder.
Examples
I could faintly hear music from the next room.
Yan odadan müziği **hafifçe** duyabiliyordum.
The sky was faintly pink at sunrise.
Gün doğumunda gökyüzü **hafifçe** pembeydi.
She smiled faintly at the joke.
Şakaya **hafifçe** gülümsedi.
You can faintly smell the flowers from here when the wind blows.
Rüzgar estiğinde buradan çiçeklerin kokusu **hafifçe** gelebilir.
His voice was only faintly angry, not really upset.
Sesi yalnızca **hafifçe** kızgındı, gerçekten sinirli değildi.
The outline of the mountains could be seen faintly in the mist.
Dağların silueti sisin içinde **belli belirsiz** görülebiliyordu.