"facilitating" in Turkish
Definition
Bir sürecin veya etkinliğin daha kolay ve sorunsuz ilerlemesine yardımcı olma eylemi.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi ve iş ortamlarında kullanılır. 'facilitating communication' gibi ifadelerle süreci kolaylaştırmak sadece destek olmaktır, işi tamamen üstlenmek değildir.
Examples
She is facilitating the meeting to make sure everyone’s ideas are heard.
Herkesin fikrinin duyulmasını sağlamak için toplantıyı **kolaylaştırıyor**.
The teacher is facilitating group work in the classroom.
Öğretmen sınıfta grup çalışmasını **kolaylaştırıyor**.
Technology is facilitating faster communication around the world.
Teknoloji, dünyanın dört bir yanında daha hızlı iletişimi **kolaylaştırıyor**.
Thanks for facilitating the discussion; it really helped us reach a decision.
Tartışmayı **kolaylaştırdığınız** için teşekkürler, karar almamıza çok yardımcı oldu.
Our manager is great at facilitating teamwork, so projects get done smoothly.
Yöneticimiz ekip çalışmasını **kolaylaştırma** konusunda çok başarılı, bu yüzden projeler sorunsuz ilerliyor.
He's more focused on facilitating connections than taking credit for himself.
Kendisi için övgü almaktan çok bağlantıları **kolaylaştırmaya** odaklanıyor.