"eyeballing" in Turkish
Definition
Bir miktar, mesafe veya boyutu gözle tahmin etmek; ayrıca birine dik dik bakmak anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle günlük konuşmada kullanılır. Mutfakta veya tadilatta ölçü kullanmadan miktarı tahmin etmektir. Birine uzun süre bakmak kaba bulunabilir.
Examples
He was eyeballing the distance to the wall.
Duvara olan mesafeyi **göz kararıyla tahmin ediyordu**.
She is eyeballing the amount of milk for the recipe.
Tarif için süt miktarını **göz kararıyla tahmin ediyor**.
Stop eyeballing me like that!
Bana öyle **dik dik bakmayı** bırak!
Instead of measuring, try just eyeballing the sugar for the cookies.
Ölçmek yerine, kurabiye için şekeri sadece **göz kararıyla tahmin et**.
I saw you eyeballing that new phone at the store.
Seni mağazada o yeni telefona **dik dik bakarken** gördüm.
He's pretty good at eyeballing the right amount of paint for a room.
Bir oda için gereken boya miktarını **göz kararıyla tahmin etmekte** oldukça iyi.