아무 단어나 입력하세요!

"exuberant" in Turkish

coşkulutaşkıncanlı

Definition

Çok enerjik, canlı ve heyecan dolu; bazen aşırı, bol büyüyen veya gelişen şeyleri tanımlamak için de kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle pozitif, neşe dolu veya bolca büyüyen şeyler için kullanılır; olumsuz enerji anlamında kullanılmaz.

Examples

The exuberant puppy jumped around the room.

**Coşkulu** yavru köpek odada zıplayıp duruyordu.

Her exuberant smile made everyone happy.

Onun **coşkulu** gülümsemesi herkesi mutlu etti.

The garden was full of exuberant flowers.

Bahçe **canlı** çiçeklerle doluydu.

He always tells stories in such an exuberant way that you can’t help but listen.

O, hikayeleri daima öyle **coşkulu** bir şekilde anlatır ki dinlememek elde değil.

The crowd’s exuberant cheers filled the stadium after the goal.

Gol sonrası kalabalığın **coşkulu** tezahüratları stadyumu doldurdu.

She has such an exuberant personality; she lights up every room she enters.

Onun öyle **coşkulu** bir kişiliği var ki girdiği her ortamı aydınlatıyor.