아무 단어나 입력하세요!

"extricate" in Turkish

kurtarmakçıkarmak

Definition

Birini ya da bir şeyi karmaşık veya zor bir durumdan ya da sıkıştığı yerden kurtarmak ya da çıkarmak.

Usage Notes (Turkish)

Resmî ve ciddi durumlarda kullanılır; genellikle 'from' (örn. 'extricate from danger') ile birlikte geçer. Sıradan bir çıkarma işlemi için kullanılmaz, zorluk içerir.

Examples

Sometimes it's hard to extricate yourself from a bad situation at work.

Bazen işte kötü bir durumdan kendinizi **kurtarmak** zordur.

Can you help me extricate my headphones from this knot?

Kulaklığımı bu düğümden **çıkarmama** yardım eder misin?

The firefighters extricated the driver from the car.

İtfaiyeciler sürücüyü arabadan **kurtardı**.

He tried to extricate himself from the conversation.

Kendini bu sohbetten **kurtarmaya** çalıştı.

It took an hour to extricate the cat from the tree.

Kediyi ağaçtan **çıkarmak** bir saat sürdü.

She managed to extricate herself from the messy situation without offending anyone.

Kimseyi kırmadan o karmaşık durumdan kendini **kurtardı**.