"exorbitant" in Turkish
Definition
Genellikle fiyat ya da miktar açısından, mantıklı olandan çok daha fazla olan; aşırı yüksek.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok olumsuz bir anlam taşır ve genellikle fiyatların beklenenden çok daha yüksek olduğunu vurgulamak için kullanılır ('exorbitant rent' gibi); hafif pahalı şeyler için kullanılmaz.
Examples
The hotel charged an exorbitant price for one night.
Otel bir gece için **aşırı** bir fiyat aldı.
I can't afford that car because of its exorbitant cost.
O arabanın **fahiş** maliyeti yüzünden onu alamam.
The restaurant’s menu had some exorbitant dishes.
Restoranın menüsünde bazı **aşırı** fiyatlı yemekler vardı.
The fees for late registration are simply exorbitant!
Geç kayıt ücretleri gerçekten **aşırı**!
How can anyone justify such exorbitant rent in this area?
Bu bölgede böyle **fahiş** kirayı kim haklı gösterebilir?
Prices at tourist attractions tend to be exorbitant compared to local spots.
Turistik yerlerdeki fiyatlar, yerel mekanlarla kıyaslandığında genellikle **aşırı** olur.