아무 단어나 입력하세요!

"excommunicated" in Turkish

aforoz edilmiş

Definition

Bir kişinin Hristiyan kilisesinin sakrament ve hizmetlerinden resmen çıkarılması, genellikle ceza olarak uygulanır.

Usage Notes (Turkish)

Yalnızca Hristiyanlıkta ve dini suçlar için kullanılır; genel 'atılma' ile karıştırılmamalıdır.

Examples

He was excommunicated for breaking the church's laws.

Kilise kurallarını çiğnediği için **aforoz edilmiş**ti.

The priest announced who had been excommunicated.

Rahip, kimlerin **aforoz edildiğini** açıkladı.

People feared being excommunicated for disagreeing with church leaders.

Kilise liderlerine karşı çıktığı için insanların **aforoz edilmekten** korkusu vardı.

After he published his controversial book, he was excommunicated by the local congregation.

Tartışmalı kitabını yayımladıktan sonra, yerel cemaat tarafından **aforoz edilmiş**ti.

Being excommunicated meant losing all community support in those days.

**Aforoz edilmiş** olmak, o zamanlar tüm toplumsal desteğin kaybı demekti.

She was shocked to hear that her uncle had been excommunicated for his beliefs.

Amcasının inançlarından dolayı **aforoz edildiğini** duyunca şoke oldu.