"exasperating" in Turkish
Definition
Aşırı derecede sinir bozucu ya da sabırsızlık yaratan bir durumu ya da kişiyi tanımlar.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle tekrarlayan sorunlar, insanlar ya da alışkanlıklar için, 'çileden çıkaran bir bekleyiş' gibi kullanılır. 'Annoying'den daha yoğundur.
Examples
His exasperating behavior made everyone upset.
Onun **çileden çıkaran** davranışı herkesi rahatsız etti.
The exasperating noise would not stop.
Bu **çileden çıkaran** gürültü bir türlü durmadı.
Waiting in this exasperating line takes forever.
Bu **çileden çıkaran** sırada beklemek hiç bitmeyecek gibi.
It's so exasperating when people keep interrupting you.
İnsanlar sürekli sözünü kestiğinde çok **sinir bozucu** oluyor.
Trying to fix this old printer is just exasperating.
Bu eski yazıcıyı tamir etmeye çalışmak gerçekten **çileden çıkarıcı**.
Her exasperating little brother always hides her stuff.
Onun **çileden çıkaran** küçük erkek kardeşi sürekli eşyalarını saklıyor.