"exaltation" in Turkish
Definition
Büyük bir sevinç veya heyecan duygusu; ayrıca birini ya da bir şeyi yüceltme veya övgüyle anma durumu.
Usage Notes (Turkish)
Oldukça resmi ve edebi bir kelimedir; ruhsal veya duygusal yükseliş veya birini onurlandırma/yüceltme için kullanılır. 'coşku' bazen sadece sevinç için kullanılabilir, farkı gözden kaçırmayın.
Examples
She felt a deep sense of exaltation after winning the award.
Ödülü kazandıktan sonra derin bir **coşku** hissetti.
The speech was met with exaltation by the crowd.
Konuşma kalabalık tarafından **coşku** ile karşılandı.
Her face showed pure exaltation when she met her favorite singer.
En sevdiği şarkıcıyla karşılaştığında yüzünde saf bir **coşku** vardı.
There was a sense of exaltation in the air when they heard the good news.
İyi haberi aldıklarında havada bir **coşku** vardı.
Moments of exaltation don't happen every day, so treasure them when they do.
**Coşku** anları her gün olmaz, bu yüzden gerçekleştiğinde değerini bilin.
He spoke about his team's victory with such exaltation that everyone shared his excitement.
Takımının zaferinden öyle bir **coşku** ile söz etti ki, herkes heyecanını paylaştı.