"evidences" in Turkish
Definition
'Evidences', 'evidence' kelimesinin çoğuludur, ancak modern İngilizcede nadiren kullanılır. Bir şeyi kanıtlayan çeşitli bilgi veya nesneleri ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Günlük dilde kullanılmaz; daha çok hukuki ya da dini metinlerde yer alır. Normalde 'evidence' (tekil, sayılamaz) kullanılır.
Examples
The lawyer presented new evidences in court.
Avukat mahkemede yeni **kanıtlar** sundu.
Ancient evidences show that people once lived here.
Antik **kanıtlar** burada bir zamanlar insanların yaşadığını gösteriyor.
Scientists gathered multiple evidences for their theory.
Bilim insanları teorileri için birden çok **kanıtlar** topladı.
There are historical evidences supporting their claims, though the term is outdated.
İddialarını destekleyen tarihsel **kanıtlar** vardır, ancak bu terim eski modadır.
He interpreted the ancient writings as spiritual evidences.
O, eski yazıtları ruhani **kanıtlar** olarak yorumladı.
While the word 'evidences' can sound formal or old-fashioned, it sometimes appears in legal documents.
'**Kanıtlar**' kelimesi resmi veya eskimiş gelebilir, fakat bazen hukuki belgelerde görülür.