"euphoric" in Turkish
Definition
Aşırı sevinçli, mutlu veya heyecanlı hissetmek; yoğun bir coşku veya mutluluk durumu.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle günlük mutluluk değil, başarı veya önemli bir olay sonrası yaşanan yoğun ve geçici duygu için kullanılır. Daha çok yazılı ve betimleyici dilde görülür.
Examples
She felt euphoric after hearing the good news.
İyi haberi duyunca kendini **coşkulu** hissetti.
The crowd was euphoric when their team won.
Takımları kazanınca kalabalık **coşkulu** oldu.
He had a euphoric feeling after finishing the race.
Yarışı bitirdikten sonra **coşkulu** bir his yaşadı.
Winning the award left her absolutely euphoric for days.
Ödülü kazanmak onu günlerce tamamen **coşkulu** yaptı.
There was a euphoric mood in the city after the victory parade.
Zafer geçidinden sonra şehirde **coşkulu** bir hava hakimdi.
He described the night he met her as the most euphoric moment of his life.
Onunla tanıştığı geceyi hayatının en **coşkulu** anı olarak anlattı.