"esprit" in Turkish
Definition
Konuşmaları veya yorumları zekice ve esprili şekilde ilgi çekici hale getirme yeteneğidir.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok edebi veya eleştirel yazılarda geçer; günlük konuşmada nadirdir. 'a person of great esprit' ifadesi, çok zeki ve esprili kişileri tanımlar.
Examples
She is known for her esprit in every conversation.
Her sohbetteki **nüktedanlığı** ile tanınır.
His stories are always full of esprit.
Onun hikâyeleri her zaman **nüktedanlık** doludur.
A little esprit can make meetings more fun.
Biraz **nüktedanlık** toplantıları daha eğlenceli yapabilir.
Jane’s quick esprit always gets a laugh out of the team.
Jane’in hızlı **hazırcevaplığı** ekibi her zaman güldürür.
You need a bit of esprit to survive those boring company dinners.
O sıkıcı şirket yemeklerinden kurtulmak için biraz **nüktedanlık** gerek.
Mark lacks esprit, but he makes up for it with hard work.
Mark’ın **nüktedanlığı** yok ama çalışkanlığıyla bunu telafi ediyor.