"entwine" in Turkish
Definition
İki veya daha fazla şeyi birbirine dolayarak veya sarmalayarak tek ve birleşik bir şekil oluşturmak. Genellikle kollar, dallar ya da ipler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla edebi ya da resmi anlatımlarda kullanılır. Hem nesneler için ('entwined arms'), hem de mecazi ifadelerde ('stories entwine') geçer. 'intertwine' ile anlamı benzerdir, ancak bu kelime daha çok nesnelerle kullanılır.
Examples
The vines entwine around the tree trunk.
Sarmaşıklar ağaç gövdesini **sarıyor**.
She likes to entwine colored threads to make bracelets.
Renkli ipleri **sararak** bileklik yapmayı sever.
The dancers entwined their arms gracefully.
Dansçılar kollarını zarifçe **birbirine doladı**.
Their destinies seemed to entwine in unexpected ways.
Kaderleri beklenmedik şekillerde **birbirine dolanmış** gibiydi.
Stories of love and loss often entwine throughout the novel.
Aşk ve kayıp hikâyeleri roman boyunca sık sık **iç içe geçer**.
He tried to entwine his fingers with hers, but she pulled away.
Parmaklarını onun parmaklarıyla **birbirine dolamak** istedi, ama o uzaklaştı.