"entreat" in Turkish
Definition
Birine duygusal ve ciddi şekilde bir şey yapması için yalvarmak ya da içten rica etmek.
Usage Notes (Turkish)
Bu kelime daha çok resmi ve edebi ortamlarda kullanılır; günlük konuşmada nadirdir. Duygusal ve ciddi durumlarda, 'entreat someone to do something' yapısında geçer.
Examples
I entreat you to listen to me.
Sana **yalvarıyorum**, beni dinle.
They entreat her for help every day.
Onlar her gün ondan yardım istemek için **yalvarıyorlar**.
The child entreated his mother to stay.
Çocuk annesinden kalmasını **yalvardı**.
I entreat you, don't make the same mistake again.
Sana **yalvarıyorum**, aynı hatayı bir daha yapma.
She entreated him to reconsider his decision.
Kadın, kararını tekrar gözden geçirmesi için ona **yalvardı**.
With tears, he entreated the guards to let him inside.
Gözyaşlarıyla, görevlilerden içeri girmesine izin vermelerini **yalvardı**.