"entrancing" in Turkish
Definition
Bir şey o kadar güzel veya ilgi çekici ki insanı tamamen etkiliyorsa ve hayran bırakıyorsa 'büyüleyici' denir.
Usage Notes (Turkish)
'Büyüleyici' daha çok şiirsel ya da sanatla ilgili durumlarda, güzel görüntüler, müzik veya gülüşler için kullanılır. 'Entrance' (giriş) ile karıştırmayın.
Examples
The dancer's movements were entrancing.
Dansçının hareketleri gerçekten **büyüleyiciydi**.
That painting is truly entrancing.
O tablo gerçekten **büyüleyici**.
She wore an entrancing dress to the party.
Partiye **büyüleyici** bir elbise giymişti.
The singer's voice was so entrancing that everyone stopped talking.
Şarkıcının sesi öylesine **büyüleyiciydi** ki herkes konuşmayı bıraktı.
The movie's entrancing visuals stayed in my mind long after it ended.
Filmin **büyüleyici** görselleri bittikten sonra bile aklımda kaldı.
There's something entrancing about watching the snow quietly fall at night.
Geceleri karın sessizce yağışını izlemekde bir **büyüleyicilik** var.