"entitlement" in Turkish
Definition
Bir şeyi alma hakkı ya da özel muamele görmeyi hak ettiğini düşünme durumu. Genellikle günlük dilde olumsuz bir anlam taşır.
Usage Notes (Turkish)
‘Sense of entitlement’ ifadesi, hak edilmemiş özel beklentiyi gösterir. Resmi, yasal metinlerde genelde yalnızca hak anlamında kullanılır.
Examples
She feels a strong entitlement to her inheritance.
Mirası üzerinde güçlü bir **hak** hissediyor.
Many benefits programs are based on entitlement.
Birçok yardım programı **hak** esasına dayanır.
A sense of entitlement can lead to disappointment.
**Ayrıcalık hissi** hayal kırıklığına yol açabilir.
There’s a real culture of entitlement among some people at work.
Bazı işyerlerinde gerçek bir **ayrıcalık hissi** kültürü var.
Don't confuse confidence with entitlement—you still have to earn it.
Kendine güven ile **ayrıcalık hissini** karıştırma—yine de hak etmek gerekir.
His entitlement really showed when he demanded a promotion.
Terfi istediğinde onun **ayrıcalık hissi** gerçekten ortaya çıktı.